Güncel

Dersim Gazetesi’nin yeni sayısı Türkiye halkları savaşa dur demeli manşetiyle çıktı

Dersim Gazetesi’nin Ekim/Kasım 2019 tarihli 85. Sayısı,“TÜRKİYE HALKLARI SAVAŞA DUR DEMELİ” manşetiyle çıktı.

Türkiyeli aydınlar, sanatçılar ve demokrasi güçleri bu savaşa karşı tutum almalıdır. Suriye macerası Türkiye’ye yarar değil, hep zarar verdi. Atalarımız “zararın neresinden dönersen kardır’’ demiş ama şer atına binenler zararın topraklarında nal eskitiyor. Hatırlansın, Esad rejimini ‘devirip’, Emevi Caminde namaz kılacaklardı. Bunun için ‘MİT tırları’ ile insani yardım ismi altında çetelere silah taşıdılar. Ama Süleyman Şah Türbesini bile IŞİD’ten koruyamadılar. Türbeyi ‘terörist’ dedikleri PYD/YPG desteğiyle taşıdılar. Başta ‘dost’ olan Kürtleri bir süre sonra ‘düşman’ ilan ettiler. ‘’Zeytin Dalı Harekâtı’’ ismiyle Afrin’e girdiler ve cihadist çeteler bütün dünyanın gözleri önünde Kürtlerin evini barkını yağmaladılar, zeytinlerini çaldılar. Yapılan her iş, atılan her adım gözyaşı biriktirmekten öteye gitmedi.

Bugün Türkiye’de dört milyona yakın Suriyeli göçmen var. İktidar göçmenleri dış politika ‘malzemesi’ yapıyor. Oysa savaş mağduru bu insanlar büyük bir insani dram içindeler. Geçtiğimiz günlerde, dokuz yaşındaki Vail El Suud isimli çocuk ırkçılığa maruz kaldığı için intihar etti. Akdeniz ve Ege Denizleri, savaştan kaçan masum insanların mezarlığına dönüşmüş. Bu yıkımlar yetmemiş olacak ki yeni bir savaş süreciyle karşı karşıyayız. Savaş ölüm ve yıkım demek, göç yollarında yeni Alan Kurdî bebeklerin ölümünü onay vermektir. Dolayısıyla Türkiye halkları bu savaşa rızalık göstermemelidir. DAİŞ gibi barbar bir örgütün saldırısı karşısında, destansı bir mücadele vererek ülkesini savunan Kuzey Suriye halkları şimdilerde kirli bir pazarlığa kurban edilmek isteniyor.

Emperyal güçler çıkar dalaşında ve halkların kaderiyle oynuyor. Silah tüccarları ellerindeki yeni nesil silahları Ortadoğu halkı üzerinde deniyor. İktidar, siyasal açmazını savaş çığırtkanlığı ile aşmak istiyor. AKP ve küçük ortağı MHP, savaşı oya tahvil ederek ömrünü uzatmaya çalışıyor. Yandaş medya ise her zaman olduğu gibi, iktidarın payandası olarak savaşın borazanlığını yapıyor. Suriye toprakları üzerinde, yeni bir savaşa, yeni bir trajediye karşı sesimizi yükseltmeliyiz. Binlerce yıl medeniyete ev sahipliği yapmış, dillerin ve dinlerin topraklarında yeni bir savaş istemediğimizi haykırmalıyız.

Kobanî örneğinde olduğu gibi, büyük bedeller ödenerek yeni ve ortakçı bir yaşam sürdüren Rojava kantonları, ‘çağ dışı’ örgütlerin insafına bırakılmamalı. Kadın özgürlükçü ekolojik yaşam alanları yaratan bölge insanının tercihine saygı gösterilmeli. Şengal’e yapılan barbarlığın hesabının sorulamaması vicdanları kanatmaya devam ediyorken, çağdaş dünya, IŞİD barbarlığına karşı tavrını net olarak ortaya koymalı artık. Ezîdî kadınların köle pazarında satılmasının utancını taşıyan her insanın Rojava halklarının barbarlara karşı verdiği mücadeleyi desteklemesi gerektiğini düşünüyor, yeni bir yaşamın oluşumunda büyük kahramanlık gösteren Kuzey Suriye halklarıyla dayanışma içinde olmalıyız.

Muzaffer ORUÇOĞLU  “68”
Ferhat TUNÇ  “Savaşa Hayır”
Celalettin CAN “Kayyım Darbesine Hayır, Dayanışmaya Devam”
Hüseyin AYRILMAZ “Maden Şirketlerinin Göz Diktiği Topraklar”
Hamza AKSÜT “Şeyh Hasan Aşiret Federasyonu ve Şeyh Ahmet Tavil Ocağı”
Hüsnü GÜRBEY “ Kimyasal Silah Kullanımı Hakkında”
Umur HOZATLI “DERSİM’İN GÜNEY KARDEŞLERİ – 2
‘Çöldeki Dersim’liler’ ve Yedi Köyün Dergâhı”
Haydar OĞUR “Qırrayisé Yabani”
Hüseyin ALAN “Munzur Vadisi Neden Jeopark Olmalı!”
Erdoğan YALGIN  “Alevilikteki Kutsal 12’ler!”
Can KASAPOĞLU  “Her yer Yeşilçam, her yer Film seti”
Nesimi ADAY  “Çorum’da Kürt Alevi Köyleri / Röportaj”
Doğan HALİS “Sorunların Çözülemediği Tarımda Neo Liberal Saldırı”
Hasan Ali KILIÇ “Dersim’de Bir Yaşam Mücadelesi”
Hüseyin OZAN “Raştîya Xora ke Birîya ra”
Yeşim ÇOŞKUN “Nefesimde Kızıl Kement”
Hıdır İŞIK “ Tanrı Hanesine Düşen Ah: BALIŞNA KIRMANCIYÊ” yazılarıyla Dersim Gazetesi’nin Ekim/Kasım sayısında.

Ayrıca Gazetenin arka kapağında “Munzur Gözeleri Kutsal Mekândır, piknik alanı olmaktan çıkarılmalıdır” yazısıyla Munzur’daki kirliliğe dikkat çekti.

Etiketler
Daha Fazla Göster

İlgili Makaleler

Kapalı
Kapalı