Bu kafayla daha çok İzmir Marşı söylersiniz

16 Nisan referandumundan sonra; öküz altında buzağısı hazır, epey de alıcısı olan, “Kürtler’in oyu” temalı çokça yazı yorum ve değerlendirmeler okuyoruz…

Bu yazıların çoğu tarihsel bağlamdan kopuk, realiteden ve asgari düzeyde ahlaktan oldukça uzak bir zeminde.
AKP ve MHP’nin başını çektiği faşizan etki alanını dışarıda tutarak; solcu geçinen veya sol mahalleden epeydir haram ekmek yiyen birçok odak ve kişiden bahsediyorum.

Bir kere Kürtler diye ne kahramanlaştıracağımız ne de şeytanlaştıracağımız bir mono blok topluluk yoktur. Tıpkı Almanlar, Filistinliler, Ruslar ve de (evet yanlış duymadınız) Türkler gibi, Kürtler de farklı dünya görüşlerine sahip olabiliyor. Eğer bu bitmeyen karın ağrısına neden olan HDP ise, siz siyasal pratiklerinizle HDP’nin yanına bile yaklaşamazsınız. Savaşta mevziyi bırakıp kaçan askerlere benzeyen sizler; Anadolu’da yaşayan tüm halkları kucaklayan, din, dil, ırk ayrımı yapmayan, kadınlara pozitif ayrımcılık uygulayan, cinsel kimlikleri ötelemeyen bu partinin eline su bile dökemezsiniz..

Tam iki senedir istisnasız her gün operasyon yapılan, başta Selahattin Demirtaş olmak üzere her düzeyde siyasetçisi hapishanelerde istif edilmiş HDP’nin referandumdaki performansı veya vicdanlı ve onurlu Kürtler’in HAYIR oyları Çankaya’nın, Kadıköy’ün hayırlarından daha önemlidir, bilesiniz.

Şu günlerde, CHP adayı Aylin Kotil’in geçen yerel seçimlerde, İstanbul Beyoğlu Belediye Başkanlığını 15 bin oyla kaybettiği ve Cihangir Mahlesi’nde dahil çok kişinin sandığa gitmediği konuşuldu.
Aylin hanım, o dönem “Kürtlerden destek alırsak kesin kazanırız” diyordu ve benden de destek istemişti. Ama CHP’li ulusalcılar o ara sabah akşam Kürtlere hakaret ediyorlardı yine.
Bu mümkün olmadı ve Beyoğlu 6-7 Eylül 1955 yılında yaşanan kırımın başka bir versiyonunu yaşıyor şu aralar. Bu kez Rum, Ermeni ve Musevileri değil, TC kimliği taşıyan vatandaşları uzaklaştırıyorlar Beyoğlu’ndan. Seküler toplulukları, gariban Araplara çiğnetiyorlar.

HDP’ye ve dolayımında Kürt halkın laf sokanlar terk edip gittiler Beyoğlu’ndan. Nereye peki; Kadıköy ve Beşiktaş’a. Mevziyi iki dakikada terk ettiler. Sosyal medyada geyik muhabbeti yapıyorlar.
Gezi eylemlerinde “Kürtler nerede?” çığlığı atanlar, Beyoğlu’nda rahat içememenin sıkıntısıyla kaçıp kendi gettolarına sığınıyorlar.

Çağdaş insanlar olabilmenin ön koşulu olarak; Odatv, Sözcü vs. kökten Kürt düşmanlarının zehirlediği insanların, bu çukura düşmeyi kabul etmeyenler tarafından ikna edilmesi, bakış açılarını gözden geçirmesinin sağlanması hayırlı olacaktır.
Yoksa yaşam tarzlarına kadar müdahale edileceği (ki öyle görünüyor) yakın bir geçmişte, Kürtleri ve Kürtlerle ittifak etmiş namuslu Türk ve diğer etnik kimliklere sahip devrimcileri yanlarında göremeyeceklerdir.
İşte o zaman İzmir Marşı da onları kurtaramayacaktır…