Tahir Elçi Parkı ve belleğe saldırı

Oysa ortak vatandaşlık temelinde ortak kültürlere gönüllülük esasıyla bağlanılması çok vicdani olurdu ya oldurmuyorlar.

Devletler, ellerinde bulunan çeşitli enstrümanları kullanarak milleti konsolide ederler. Bu faaliyetleri bazen görür/anlar, bazen de farkında olmadan aurasına kapılıp gideriz.

Sömürge devletler ile benzeri otoriter yapılar, hafıza oluşturma ve yönetme, istemediği hafızayı kasıtlı olarak unutturmak gibi operasyonel faaliyetler yürütürler.

Şu günlerde ‘Doğu’ illerinde başarılı olan öğrenciler, ‘Batı’ya getirilip, Anıtkabir, Çanakkale savaş alanları vb mekanlar gezdirilerek bir hafıza sarayı oluşturulmaya çalışılıyor yine. Yine diyorum çünkü bunu yıllardır yapıyorlar. Bir zamanlar Kara Kuvvetleri Komutanlığı bile yapıyordu.

Oysa ortak vatandaşlık temelinde ortak kültürlere gönüllülük esasıyla bağlanılması çok vicdani olurdu ya oldurmuyorlar.

Belleğe yapılan bu operasyonlar belli ki devletin, bilemediğimiz ama tahmin ettiğimiz bir merkezi tarafından koordine ediliyor.

Tahir Elçi; PKK’nin ‘olanaklarını’ kullanan ama medya karşısında dik duramayan çoğu insandan daha dik durup “PKK bir terör örgütü değildir” dediği için, Dört Ayaklı minarenin dibinde vuruldu.

Tarihi minarenin dibinde vurulması da bir derin aklın izlerini taşıyor..

Tahir Elçi, devletin tüm olanaklarını kullanarak yok etmeye çalıştığı ‘Kürt hafızasını’ yeniden oluşturacak bir cümle kurmuştu.

Kendisinin PKK ile ilişkisi yoktu.

Bunu devlet de biliyordu.

Ama işte Türkiye’de hafıza oluşturacak sözler ederseniz, kaleminiz kırılır.

İsmail Beşikçi, “Kürt yoktur, Dağ Türkleri vardır” zırvalarına karşı “Kürtler vardır ve diliyle kültürüyle bir halktır” dediği için, ömrünün yarısını hapiste geçirdi. Beşikçi’nin ‘Türk’ olması, onu kurtarmadı..

Tahir Elçi’nin katil / katillerini bulmayan, davayı işlevsiz kılan devlet, cinayete yaklaşımını da hatırasına hakaret ederek gösterdi.

Burada oluşan başka bir paradoks da şu ki altını çizmeliyiz.

1- Tahir Elçi, PKK’li değildi ama onlara ‘terörist’ demediği için öldürüldü.

2- Cinayetin gerçekleşmesi için, gerçek PKK sempatizanları yönlendirilerek olay yerine getirilip, cinayet onların üstüne yıkılmaya çalışıldı.

3- Devlet, korucular örneğinde olduğu gibi, çiviyi, çiviye söktürmek için, Kürdü, Kürdle savaştırıp, siyasal ‘kazanç’ elde etmeye çalışıyor.

4- Tabeladan Avukat Tahir Elçi silinip, yerine korucu Ali Ogün yazdırılarak Kürtler arasında oluşan ortak hafızayı parçalamayı hedefliyor…

Not: Belediyelere atanan kayyımların birer sömürge valisi gibi çalışıyor. Dersim kayyımı da dişimizle, tırnağımızla yarattığımız Munzur Festivali’ne el koydu. Ama Dersimin tüm sivil kurumları bir araya gelip festivali, kendileri yapacağını duyurdu..